Sağlık Fit 2016-10-31T09:55:28+0200 2016-09-22T14:34:58+0200

Su Çiçeği: Nedenleri, Belirtileri, Tanısı, Tedavisi

Su çiçeği, bir Herpesviridae ailesinden Varicella – zoster DNA virüsünün neden olduğu çok bulaşıcı bir hastalıktır. Su çiçeği geçiren hastalar  iyileşse bile bu hastalığa ait virüs vücutta kalır. Vücut direncinin azaldığı durumda uyuyan su çiçeği virüsü  Herpes zoster’a (zona hastalığına) yol açar .Su çiçeğine ait şikayetler çocukluk döneminde hafif seyredip kendiliğinden geçerse  de bağışıklık sistemine ait komplikasyonlara yol açabilir.


Epidemiyoloji

  • Salgın hastalıklar 2 – 5 yaş arasında gözlenir.
  • Ilıman iklimlerde yaşayan insanların %90 nu ergenlik öncesi su çiçeği hastalığını geçirir. Hasta kişilerle temas halinde çok bulaşıcıdır. Çoğulukla 5 yaşın altında gözlenir bağışıklık ilerleyen yaşla beraber artar.
  • Özellikle kışın ve ilkbahar aylarında tüm dünyanın her yerinde gözlenebilen bir hastalık türüdür.
  • Enfeksiyon alındıktan birkaç gün sonra kabuk oluşumu ilerleyen zamanda dökülme gerçekleşir.

Risk Faktörleri

su-cicegi-nedirGenellikle bir süre devam ettikten sonra kendiliğinden kaybolan bir hastalık olmasına rağmen bazı aşağıdaki riskli durumlar da gözlenebilir:

  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması
  • Yaşlanma
  • Steroid kullanımı
  • Kötü huylu tümör

-Büyük çocuklara nazaran küçük çocuklarda olma eğilimi daha yüksektir ve eğer yetişkinlerde gözleniyorsa daha ağır geçirilen bir süreç söz konusudur.

-Yeni doğanda ve hamilelikte su çiçeği fetüs için tehlikelidir.

-Hamile kadınlarda su çiçeği pnömonisi fetüs için bir risk faktörüdür.


Gözlenmesi

Hastalığın tedavi süresi kadar gözlemlenme süresi bir o kadar önemlidir. Bu süreç zarfında doktorunuzun önerilerini eksiksiz yerine getirmeye çalışmalısınız.

su-cicegi-bebek

  • Su çiçeği virüsü alan çocuklarda klinik belirtiler gözlenmeyebilir.
  • Virüs vücuda üst solunum yoluyla girer. Kuluçka dönemi 4 ila 6 gün arasında değişir.Hasta ile temastan 10-14 gün sonra ciltte ilk döküntülr gözlenmeye başlar bazen busüre 21 güne kadar uzayabilir.
  • İlk belirgin durum yüksek ateştir. Vücut sıcaklığı 4 güne kadar 38-39°C seyrinde gözlenir.
  • Baş ağrısı, halsizlik ve karın ağrısı da şikayetler arasında olur.
  • Su çiçeği döküntüleri genelde 3-5 gün sürer.Daha sonra kabuklanarak dökülür. Çoğunlukla baş,boyun ve gövdede gözlenirken kol ve bacaklarda nadiren döküntü olur.
  • Lezyonlar kaşıntılıdır fakat daha küçük yaşlarda daha az olma eğilimindedir.
  • Papul(5 cm den küçük solid,kabarık lezyon), vezikül, püstül ve kabuklanma evrelerinden geçer.
  • Kabuklar döküldükten sonra birkaç hafta kalacak lekeler bırakabilir, bunlar uzun vadeli iz bırakmazlar .Ancak ergenler ve yetişkinler için yara izi bırakma riski vardır.
  •  Kaşıma ile kızarıkların olduğu yerden süperenfeksiyon (Bir hastalık esnasında hastada dışarıdan gelmiş aynı cins mikropların yeniden aynı hastalığı yapmaları) oluşabilir.
  • Kadınlarda genital bölgede istenmeyen lezyonlar (kızarıklar)

Bağışıklığı baskılanmış hastalarda gözlenebilir durumlar :

su-cicegi-vurusu

  • Birkaç hafta boyunca ciltteki lezyonların devam etmesi
  • Su kabarcıklarının büyük ve kanamalı olması
  • Yaygın zatürre gözlenmesi
  • Damar içi yaygın pıhtılaşma

Kaşımayla oluşacak sivilce ve iz oluşumuna dikkat ediniz. Genellikle yeni lezyonların etrafındaki kızarıklık ikincil bir enfeksiyona sebep olabilir.


Teşhis

Su çiçeğini genellikle kümeler halindeki su kesecikleri tanılar, ama farklı tanılar ile de belirlenir :

su-cicegi-teshis

  • Yayılmış herpes zoster or simplex
  • Dermatitis herpetiformis(sırt, kalça ve dirseklerde, eritemli zeminde simetrik olarak yerleşmiş papüller, veziküller ve küçük grup yapmış büller ile kendini gösteren kaşıntılı, kronik bir hastalıktır)
  • İltihaplı isilik
  • Guttat psoriasis(kollar, bacaklar, saçlı deri ve gövdede, küçük, damla şekilli, kırmızı bölgelerin oluştuğu bir cilt durumudur.)
  • Kontaktdermatit (tahriş edici veya allerjen ile doğrudan temastan kaynaklanan cilt iltihabıdır. )
  • Stevens-Johnson sendromu (cilt ve mukoza zarının ilaç veya enfeksiyona karşı ciddi şekilde reaksiyon gösterdiği nadir görülen ciddi bir rahatsızlıktır.Görüldüğü takdirde derhal tıbbi yardım gerekir)
  • Diğer virüs enfeksiyonları

Zona veya başka ifadeyle herpes zoster su çiçeği gibidir halsizlik gözlenebilir. Ancak su çiçeğinin aşamaları farklıdır ve vücutta kümeler halinde oluşur. Su çiçeği lezyonları yüzeyde aynı eğilimleri gösterir . Su çiçeğine ait virüsün düzinelerce laboratuvarda bulunması teoride çiçek virüsünün geliştirilip biyolojik savaşlarda kullanılabileceğini düşündürüyor.


Araştırmalar

  • Özellikle salgın sırasında medikal uygulamalar
  • Lezyondan bir kesit alınarak immünohistokimyasal veya polimeraz zincir reaksiyonu testi ile kesinleştirme
  • Komplikasyonlar için daha fazla inceleme gerekir,örneğin solunum semptomları CXR (Göğüs X Ray) gerektirir ve nörolojik özellikler için Lomber ponksiyon(bir tıbbi teşhis ve bazen tedaviyöntemidir. Beyin omurilik sıvısı örneği alınarak biyokimyasal, mikrobiyolojik ve sitolojik inceleme yapılabilmesi için bir tıbbi prosedürdür.) gerekir.

İdare 

  • Yeterli sıvı alımı ve eğer mümkünse ilk 2 gün enfeksiyonun çok yayılmaması için kaşımamaya özen gösterilmelidir. Bu kişilerin hamilelere ve bağışıklığı baskılanmış kişilerden uzak durmaları önerilir.
  • Semptomatik tedavi – örneğin , analjezi ve parasetamol gibi ateş düşürücüler. Steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçlar ( NSAID’ler) ile yumuşak doku enfeksiyonları nekrotizan riski vardır.
  • Kaşıntılar için antihistaminikler ve yumuşatıcılar yardımcı olur.
  • Kaşıntıyı azaltmak için Kalamin(sulu çinko silikat) losyonu çok fazla önerilmemeye başladı etkisi kuruyunca geçtiği için
  • Bağışıklık sorunu olan ya da enfeksiyon ve komplikasyonları açısından risk altında bulunan kişilerin Varicella zoster enfeksiyonları tedavisi için Asiklovir önerilir
  • Çocuklara Asiklovir önerilmez.

Antiviral Tedavi

su-cicegi-ignesiSu çiçeği geçiren çoğu hastanın antiviral teaviye ihtiyacı olmayacaktır. Ancak bazı durumlarda antiviral tedaviden yararlanacak hasta gruplarını belirlemek önemlidir.Bazı hastlar şu durumlarda intravenöz asiklovir tedaviye ihtiyaç duyar:

  • Bağışıklığı baskılanmış yüksek risk altında bulunan bazı hastalar (hematolojik kötü huylu tümörü olan, CD4<200 cells/mm3 bulunan HIV taşıyıcıları,organ nakli olmuş hastalar)
  • Sistemik hastalığı bulunanlar (örneğin kalp ve akciğeri etkileyen).
  • Yüksek dozda steroid alanlar,( çocuklarda 14 günden uzun 2 mg/kg/gün veya fazla ve yetişkinlerde bir haftadan uzun 40 mg/gün şeklinde kullanımda)
  • 8 günden sora tekrar lezyonlar görülen hastalarda

Hamilelerde ve emziren kadınlarda Suçiçeği

Uzmanların tavsiyesi hamile ve emziren kadınlarda fatal suçiçeği sendromunun varlığı ve antiviral tedavi ihtiyacı olup olmadığının acil bir şekilde teyitlenmesi yönündedir.

Olası komplikasyonlardan örneğin Ensefalit durumunda hasta hastahaneye yatırılmalıdr. Uzmanlar yeni doğum yapmış kadınların emzirmeye devam edip etmemesi konusunda karar vermelidir.


Komplikasyonlar 

Oluşan lezyonları kaşıma ile ikinci bir defa enfeksiyon meydana gelebilir. Sekonder bakteriyel enfeksiyonlar , özellikle A grubu streptokok enfeksiyonu , nekrotizan fasiit ve toksik şok sendromu üretebilir.

Sıklıkla büyük çocuklarda ve yetişkinlerde döküntünün başlamasından üç ya da dört gün sonra – viral pnömoni yaşamı tehdit edici derecede olabilir .

Belirtiler göğüs ağrısı, hırıltılı solunum ve taşip nedir.

Ensefalit yoğun bakım gerektirecek derecede ciddi bir hastalıktır . Semptomları arasında algısal karışıklık , sinirlilik , uyku hali ve kusma sayılabilir. Zayıflık ya da yürümekte güçlük, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği de olasıdır. iyi huylu serebellar ataksi , miyelit , vaskülit vuruşları ( su çiçeğinden birkaç ay sonra olabilir) Diğer enfeksiyonlar- örneğin , osteomiyelit, sepsis , otitis

su-cicegi-asisi

Hamilelikte Su çiçeği enfeksiyonları Hamileliğin ilk 20. haftasında enfeksiyon tanısı konursa bebekte anormallik yapma ihtimali % 2 civarındadır. Gelişme geriliği , mikrosefali , kortikal atrofi , ekstremite hipoplazisi , mikroftalmi , katarakt , koryoretiniti ve kutanöz dahil olmak üzere yara izlerine de sebep olur.
Gebeliğin ilerleyen aşamalarında suçiçeği enfeksiyonu prematüre doğum veya yeni doğan suçiçeği enfeksiyonu neden olabilir. Eğer anne doğumdan yedi gün önce enfekte olduysa durum  ciddir. Zona da böyle bir risk yoktur.Hamilelerde suçiçeği enfeksiyonuna ağızdan antiviral tedavi sadece uzman tavsiyesi ile olmalıdır. Aciclovir 20 haftadan az hamile kadınlarda dikkatle kullanılmalıdır.

Yenidoğan suçiçeği  Suçiçeğini hamile kadın geç gebelikte geçirirse erken doğum yapabilir. Döküntüler eğer doğumdan bir hafta içinde ya da iki gün içinde görünürse, yenidoğanda suçiçeği riski vardır. Suçiçeği IgG’nin negatif olduğundan emin olmalısınız.Doğumdan 5 gün önce ve 2 gün sonra suçiçeği geçirirseniz bu sefer bebeğe Suçiçeği immün globulin yapılmalıdır. Bu şekilde bebeği korumuş olursunuz. Test sonucu pozitif çıkarsa hiç bir şey yaptırmanıza gerek yoktur.

Doğumdan sonra suçiçeği olan birisinden geçme riski hissettiğinizde öncelikle suçiçeği IgG’nin negatif olduğundan emin olmalısınız.

Test yaptırdınız ve negatif çıktı bu durumda da hem anneye hem bebeğe Suçiçeği immün globulin yapılmalıdır.

Anne geçirmişse yanı test sonucu pozitif ise sizin antikorlarınız bebeğinizi de koruyacaktır.


Önleme:

 Hastalığı önlemek için aşılamanın önemi büyüktür. Su çiçeği aşısı 13 yaşından küçüklerde 1 kere,  büyüklerde ise 1 ay ara ile 2 defa yapılırsa koruyuculuk sağlar. 1.aşıdan sonra 4 ila 6 yaşlarında 2.doz aşının yapılması sayesinde bağışıklığın daha da arttığı ve bu tür vakaların görülmediği saptanmıştır. Su çiçeği geçiren çocuk, eğer okul çağında ise okula gitmemesi iyi olur.

Hamile kadınların özellikle suçiçeğinden uzak durması gerekir. Çünkü hamilelikte geçirilen suçiçeği düşüklere neden olmaktadır. Bu nedenle suçiçeği olan hastalardan hamileler uzak durmalıdır.

Hastalığın seyri: Erişkinlerde hastalığa bağlı ölüm oranının 100.000’de 50 kişi olduğu tahmin edilmektedir. Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ölüm oranı daha fazla görülür.

,

Henüz yorum yazılmamış.

Bir Cevap Yazın

Zencefilin Astıma Faydaları Nelerdir
Zencefilin Astıma Faydaları Nelerdir?

Zencefilin astım tedavisinde kullanıldığı yeni bir şey değildir. Yüzyıllar boyunca astım tedavisinde kullanılan kür veya ilaçların içerisinde zencefil yaygın şekilde kullanılmaktadır.

Kapat